En Ekonomik Osmanlıca Tercüme
  OSMANLICA TAPU TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ
 
O S M A N L I C A T A P U T E R İ M L E R İ S Ö Z L Ü Ğ Ü Hazırlayan: Hayrettin GÜLTEKİN Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Arşiv Dairesi Başkanlığı Şube Müdürü İÇİNDEKİLER KONU SAYFA 1) Eski tapu kayıt ve senetlerinde yazılı kelime ve terimlerin açıklaması 3-16 2) Kayıtların nevi ve iktisap sütununda geçen hisse oranları Arapça bayağı kesirler 17 3) Eski kayıtlarda bulunan ve değişik yörelerde kullanılan mahalli ölçüler 17-20 4) Eski tapu kayıtlarında yer alan takvimler ve bunların bugünkü karşılıkları a) Hicri Takvim 20¬-21 b) Rûmî Takvim 21-23 c) Miladi Takvim 23 1) ESKİ TAPU KAYIT VE SENETLERİNDE YAZILI KELİME VE TERİMLERİN AÇIKLAMASI -A- Ahkâm : Hükümler Ahz u kabz : Her iki sözcük, almak anlamına gelir. Ahz u itâ : Alıp verme Akâr : Gayrimenkullerden kirâ yoluyla sağlanan gelir Akârât : Gelir sağlayan gayrimenkuller Akârât-ı Vakfiyye : Vakıf gayrimenkuller; evler, dükkânlar ile bunların getirdiği gelir Akçe : Osmanlı döneminde gümüş para cinsi ve birimi Akid : Sözleşme, bir sözleşmede taraf olan kişi Âmm : Genel, umumi, herkese ait Âmme emlakı : Kamu taşınmaz malları Âmm ve şâmil : Umumi ve kapsamlı Amme arâzisi : Kamu toprağı Arâzi-i mîrîye : Mîrî yani devlete ait topraklar, arazi-i emiriyye Arz : Toprak; sunma, bildirme Arzen : Genişlik, en Arâzi-i mahmiyye : Geliri (rakabesi) Hazineye ait bulunan araziden koru, mer’a, yol, pazar yerleri gibi halkın gereksinimlerine ayrılmış yerler Arâzi-i mukâta‘a : Maktû (götürü) bir vergiye bağlanmış arazi, kesime verilmiş topraklar; devlete hizmeti geçen önemli kişilere bizzat devlet tarafından geliri veya vergisi terk edilen topraklar Arâzi-i mahlûle : Tasarruf sahibinin intikal sahibi bırakmaksızın ölümü ile hazineye dönen miri arazidir. Arâzi-i mektûme : Devlete ait olduğu halde, devletin hakkı çiğnenerek haksız ve fuzulen işgal edilen arazi Arâzi-i mezrû‘a : Ekilen arazi Arâzi-i selîha : Çıplak arazi Arazi-i seniyye : Saltanat makamını işgal edenlere ait toprak Asabe-i nesebiyye : Kan ve soy yoluyla akraba Asiyâb : Değirmen Aslah (eslah) : En uygun (Vakfiyelerde en uygun oğul diye geçer) Atîk : Eski -B- Bâ : Farsça ile, -li, lu eki Bâ-temessük : Temessük ile (tasarruf olunan toprak) Bâ-hüccet : Hüccet ile (tasarruf olunan toprak) Bâ-tapu : Tapu ile (tasarruf olunan toprak) Ba‘de : Sonra Ba‘demâ : Bundan böyle Bâc : Örfî vergi Bâd-i hevâ : Kayıt dışı, önceden belirlenenin dışında gelen gelir; Bedava, parasız Bâb : Bölüm, kapı Bâni : Kuran, yapan, bina eden Bedel-i ferâğ : Miri arazi ve çifte kiralı (icareteynli) vakıf taşınmazlarının tasarruf haklarının devredilmesi karşılığı alının paradır. Bedel-i misl : Arazi hukukunda tasarruf hakkı karşılığı emsaline uygun ödenen para Bedel-i müsemmâ : Akitte tayin olunan bedel Benûn : Üç veya daha ziyade çocuklar Ber-mûceb-i âtî : Aşağıda geleceği gibi, Aşağıda ifade olunacağı üzere Ber-mu‘tâd : Alışılageldiği üzere, devamlı yapılagelen usule göre Berî‘ü′z-zimme : Zimmetten veya borçlardan kurtulmuş, temize çıkmış Bey‘-i bi′l-istiglâl : Satış ve kiralamanın aynı anda yapıldığı satış, malı satıp aynı anda gelir ve menfaatını elinde tutuma Bey‘-i bi′l-vefâ : Medeni Kanunun yürürlüğe girmesinden evvel yapılmış gayri menkul rehni, vefaen satış, satılanın ileride satan tarafından geri satın alınması şartıyla yapılan satış Bey‘-i bi′ş-şart : Şartla satım, şartlı satım Bey‘ u şirâ : Alış-veriş, alım-satım. Beyninde : Arasında, aralarında Bidâyet : Başlangıç Bin : Oğul Bint : Kız Bilâ : -sız ekinin görevinde olmak üzere Arapça sözcüklerin başına getirilerek sıfat yapar ve bileşik yazılır. Bilâ-zevc : Kocasız, kocası sağ olmadığı halde Bilâ-zevce : Karısız, karısı sağ olmadığı halde Bilâ-veled : Çocuksuz, çocuğu olmayan Bilâ-ebeveyn : Anası ve babası olmayan Bu dahi : Bu da bir öncesi gibi, yukarıda geçenin aynısı -C- Câr : Komşu Câri : Uygulanan Cânib : Taraf, cihet, yön Cânib-i yemîn : Sağ taraf Cânib-i yesâr : Sol taraf Cihet-i i‘tâ-yı senet : Senetin veriliş sebebi, (iktisâb) Cebel : Dağ Cenâh : Yan taraf Cenâb : evin yan tarafı, avlu (hürmet bildirilen sıfat olarak da kullanılır) Cenûb : Güney Cedîd : Yeni -D- Dâyin : Alacaklı Dâimi kayıtlar : Tapu İdarelerinde iş sahiplerinin müracaatı üzerine tutulan kayıtlar Deyn : Borç Defter-i Hâkânî : Eskiden taşınmazlar hakkındaki kayıt ve tescillerin işlendiği defterin adı. Tapu-Tahrir Defterleri için de bu ad kullanılmıştır. Bugünkü tapu sicilinin karşılığıdır. Defter-i Hâkânî İdaresi: Şimdiki tapu dairelerinin eski adı. Defter-i Hâkânî Nâzırı: Osmanlı Devleti zamanında tapu ve kadastro işlerine bakan nâzır, bakan Der-Sa‘âdet : Osmanlı Döneminde İstanbul′a verilen ad Derûn : İçinde Devir ve temlîk : Bir hakkın bir kimseden başka bir kimseye geçmesi -E- Eb : Baba, ata Eben an cedd : Babadan oğla (Ebâ an cedd) Ebnâ : Oğullar Ebnâ-yı ebnâ : Kız ve erkek çocukları ile kız ve erkek torunları ifade eder. Ebeveyn : Ana, baba Ebvâb : Kapılar Ekber : Daha (en, pek büyük), vakfiyelerde geçer. El-yevm : Halen, bugün Emâkin : Mahaller, mekanlar, mevkiler, yerler Esbâb : Sebepler Esâmi : İsimler Eşcâr : Ağaçlar Eşcâr-ı müsmire : Meyveli Ağaçlar Eşcâr-ı gayr-i müsmire: Meyvesiz ağaçlar Eş :Onun Eşhâs : Şahıslar Erba‘a : Dört Erbâb : Sahipler, malikler Etrâf-ı erba‘ası : Dört tarafı Evkâf : Vakıflar Evkâf-ı Hümâyûn : Padişahların ve padişahlara mensup olanların vakıfları Evlâd-ı sulbiyye : Vakıfta bir kimsenin çocuklarını anlatan terimdir. Bir adamın torunları onun evlâd-ı sulbiyyesidir. Evlâd-ı ümm : Ölenin ana bir oğlan ve kız kardeşleri Evrâk-ı müsbite : Tapu sicilini tamamlayan belgeler Evlâd-ı inâs : Kız çocukları (vakfiyelerde geçer) Evlâd-ı yol : Çoluk çocuk (vakfiyelerde) -F- Ferâğ : Satış (Bir mülkün tasarruf, sahip, olma hakkını başkasına terk etme, Arazi Kanununda ise miri veya vakıf arazinin yararlanma hakkının satışı) Fevk : Üst Fevkânî : Binanın üst kısmı, binanın üst katı Fevkânî tahtânî : Altlı üstlü Fevt : Ölüm -G- Garb : Batı Gars : Ağaç, fidan dikmek Gayr-i menkûl : Taşınmaz mal Gayr-i musakka : Susuz -H- Hafîd :Torun Hakk-ı karâr : Arazi Kanunun 78 nci maddesinde belirtilen nizasız 10 yıllık zilyetlik Hakk-ı şurb : Su hakkı Hâne : Ev Hatt : Çizgi, sınır çizgisi Hüccet : Delil Hüccet-i şer‘iyye : Şeriyye mahkemelerinden sırf mülk taşınmazlar için verilen belge Hâvî : İçine alan, ihtiva eden -İ- İbn : Oğul, erkek çocuk İbniyye : Ölenin oğlunun kızı veya oğlunun oğlunun kızıdır. İbnân : İki çocuk Îcâr : Kiraya verme İcâre : Kira, gelir İfrâz : Parçalara ayırma İhyâ : Diriltme, canlandırma, tazelik verme İhyâen : (Ham arazinin) ıslahıyle iktisap İhyâ-yı mevât : İşlenmemiş toprağı ekime elverişli bir hale getirme, işleme İntikâl : Geçirim; geçme, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının yasa ile belli kesimlere geçmesi İntifâ : Yararlanma, kullanma İrs : Veraset, soya çekim -K- Kuyûd : Kayıtlar Kuyûd-ı kadîme : Eski Kayıtlar Kadîm : Eski Kal : Sökme, çıkarma (ağaç) Kâin : Bulunan, mevcut olan Karye : Köy Kebîr : Yaşça büyük, kebîre: büyük kız evlat (vakfiyede geçer) Kurâ : Köyler Kürûm : Bağ çubuğu Köm : 1- Küme , yığın 2- Küçük ağıl -L- Lâ-bî-şartın : Şarta dayanmaksızın Leb-i derya : Deniz kenarı, sahil Li-ebb : Baba bir kardeş Li-ümm : Ana bir kardeş Livâ : Sancak; Osmanlı döneminde sancak olarak tanımlanan idari birim. Başında sancakbeyi bulunurdu. Tanzimat sonrası dönemde livânın başında bulunan görevliye mutasarrıf da denilmiştir. Li-ecli’l imâr : İmar edilmek üzere -M- Maâdîn : Madenler Ma‘an : Beraber, birlikte Mâbeyn : Ara Mâbeyn senedi : Ara senedi Mâfevk : Üst mahal Mağrib : Garp, batı, batıda bulunan Mahal : Yer Mahdûm : Oğul, evlat Mâ-i câri : Akarsu Mâ-i lezîz : İçilecek su, lezzetli su, memba suyu Mahdum :Oğul, evlat Mâlik : Mülk arazinin sahibi Ma‘rûf : Herkesçe bilinen Ma‘tûh(e) : Bunamış, bunak; sakat, kötürüm, amelmânde Ma‘tûk : Azat olunmuş, azatlı Mazbata : Tutanak Mazbût vakıflar : Yönetimi devlet tarafından ele alınmış vakıflar; bir vakıf iki şekilde mazbut vakıf olur; ya bütün vakıf yöneticileri ölmüştür veya vakfeden kişi yönetici göstermemiştir. Bu durumda bu vakıfların yönetimi devlet tarafından ele alınır; devlet bu yönetimi Vakıflar Genel Müdürlüğü eli ile kullanır. Mebâni : Binalar, yapılar Mebde’ : Başlangıç Meccânen : Ücretsiz, parasız,karşılıksız Meclis-i idâre : İdare meclisi, yönetim kurulu Mecmû‘an : Toplu olarak, toptan Mecmû‘u : Tümü, tamamı Me’cûr : Kiraya verilen şey, kiralanan Mecelle : Osmanlı İmparatorluğu′nda Tanzimat′tan sonra yapılan kanunlaştırma hareketleri sırasında, Ahmet Cevdet Paşa’nın başkanlığı altındaki bir bilim kurulu tarafından hazırlanan, dayanağı İslam dini olan, daha çok borçlar hukukunu ve kısmen de eşya hukuku ile yargılama hukukunu içine alıp, aile ve miras hukukunu kapsayan, kazuist metoda göre hazırlanmış 1851 maddelik bir yasa. Menzil : Mesafe, yollardaki konak yeri, bir günlük yol, ayrıca ev anlamında da kullanılır Mesâha : Ölçme, ölçümleme, yüz ölçümü Mesken : Kişinin fiilen oturduğu yer, konut Mezkûr : Zikredilen, sözü edilen Mıntıka : Bölge, yer, mahal Merbût : Bağlı Merhûn : Rehnedilen mal Mer‘iyyet : Yürürlük Memât : Ölüm Memlûk : Birinin malı olan Menâfi : Menfaatler Metrûk : Terk edilmiş Mevrûs mal : Miras yolu ile edinilen mal Mikyas : (Ölçek) Kıyas edecek alet, uzunluk ölçüsü Mine′l-kadîm : Oluşuna, kimsenin bilemeyeceği kadar eski olan bir zamanı ifade etmektedir. Mîrî arâzi : Çıplak mülkiyeti devlete, sadece tasarruf hakkı şahsa ait (Arz-ı mîrî) olan taşınmaz (tarla; çayırlık, yoncalık, harman yeri, yaylak, kışlak ve koruluk gibi) Mu‘accele : Önden alınan. Vakıf kiraların ya da mâlikâne usulü ile işletilen mukataalardan peşin alınan kısmına da denir. Mu‘addel : Değiştirilmiş, tadil edilmiş Mubâdil : Başkasının yerine getirilmiş, bir şeye bedel tutulmuş Mu'eccel : Tecil edilmiş, mühletli, sonraya bırakılan, peşin olmayan Muharrer : Yazılı Muhtevi : İçinde bulunan, ihtiva eden Mukâtaa : Arapça mukâtaa kelimesi bir bütünün kısımlara ayrılması ve kesim olarak belirlenmesi anlamına gelir. Osmanlı toprak sisteminde veya devlete ait gelir kelemlerinin belirli kısımlara ayrılması anlamında kullanılmıştır. Daha sonra bu kısımlar belli bir ücret karşılığında kiraya verilir. Aynı zamanda bağ, bahçe, arsa durumuna getirilen ekim toprağı için verilen vergi için de kullanılır. Mukayyed : Kaydedilmiş Munkalib : Değişen Musakkâ : Sulu (suyu olan) tarla, gayr-i musakkâ: susuz tarla Musakkaf : Üstü damla örtülü (bina), gayrimenkul kiralarına ilişkin Musakkafât : Ev, han ve dükkan gibi üstü dam ile örtülü yerler Mutasarrıf : Tasarruf hakkı ve salahiyeti olan kişi. Bir malın sahibi. Eskiden vilâyetten küçük olan sancak ya da diğer adı ile livânın yöneticisi. Mîrî veya vakıf araziye tasarruf eden kimse Muteber : İtibar edilen, kabul gören Müceddeden : Yeniden, zilyetlikten Mülâhazat : Açıklamalar Mülhak Vakıflar : Vakfın vakfiyesindeki şartlara göre vakfın işlerini gören (mütevellileri) tarafından idare olunan vakıflardır. Vakıflar Genel Müdürlüğü denetimine tabidir. Mülk arâzi : Hem tasarruf hakkı, hem de rekabesi (geliri) kişilere ait olan her nevi emlak Mültekâ-yı nesâb : İki veya daha çok kimsenin neseplerinin birleştiği şahıstır. Münâkale : Bir taşınmazla ilgili yeni kayıtla eski kayıt arasında bağlantı kurma. (tedavül) Münhedim : Yıkılan, çöken (binalar için), yıkık Müseccel : Tescil edilen Müstakilen : Yalnız, kendine ait Müstegallât : Vakfa gelir getirmesi için tavanlı, damlı ve damsız vakfedilmiş olan mallar anlamına gelen müstegal kelimesinin çoğuludur. Çatısı bulunmayan arsa bağ bahçe gibi yerler Müştemilât : Taşınmazın kullanılmasını kolaylaştıran ek tesis Müte‘âkib : Sıra ile, birbirinin arkasına gelen Mütesâviyen : Eşit olarak Müteselsil : Ardarda Müteveccihan : Dönülerek Müteveffâ : Vefat etmiş (erkek) Müteveffiye : Vefat etmiş (kadın) Mütevelli : Bir vakfın idaresine memur edilen kimse -N- Neslen ba‘de neslin : Nesilden nesile -P- Peder : Baba Pedereş : (Onun) babası -R- Ra : Rebi‘ü’l-âhir ayının kısaltma işarettir Rab‘ : Vasat, orta boylu. Avlulu ev Rabbu′l-mâl : Mal sahibi, İslam Hukukunda mâlik anlamında kullanılır. Rabbe : Üvey ana Rakabe : Kuru mülkiyet, çıplak mülkiyet, Bir arazinin asıl mülkiyeti. Rekabe etmek : Vakfın gelirini aslına ilave etmek -S- Sağîr : Küçük yaşta erkek Sağire : Küçük yaşta kadın Sâlis : Üçüncü Sâlisen : Üçüncü olarak Satıh : Yüzey, bir şeyin dış yüzü Sehim, sehm : Hisse, pay. Semen : Satışlarda verilen para, değer, tutar Sübût-ı-şer‘i : Şer’i esaslara göre sabit olan haklar Süknâ : Oturma (oturulacak yer) -Ş- Şimâl : Kuzey Şark : Doğu -T- Tahcîr : Arazinin çevresinde başkaları tarafından el konulmaması için taş ve benzeri şeyler koymak Tahtânî : Binanın alt kısmı Tahte′l-arz : Yer altı Tahvîl : Değiştirme Tahrîr : Yazma Tapu Temessükü : Tapu memurları tarafından eski tarihlerde verilen senet Tarîk : Yol Tarîk-i âmm : Geniş yol, cadde, genel yol, kamuya ait yol. Tarîk-i hâs : Bir veya birkaç eve mahsus çıkmaz sokak, özel yol Tarafeyn : Taraflar Tasdikli Yoklama Defteri : Yoklama memurları, ihtiyar heyetleri ve idare kurullarınca tasdik edilmiş defter. Tasdiksiz yoklama Defteri : İl ve ilçe idare heyetlerinin tasdikinden geçmemiş, tahakkuk ettirilen tapu harçları tahsil yönüne gidilmemiş ve Defterhane’ye gönderilmemiş yoklama esas defterleridir. Hukuki kıymeti yoktur. Ancak isbat vesikası mahiyetindedir. Tebâdül : Değişme Tehcîr : Göç ettirmek Temâdi : Birbirinin devamı, devam etmek. Temlîk : Mülk olarak vermek, mülkiyeti bir bedel karşılığında başka birine nakletmek Temellük : Mülk edinmek Temessük : 1- Eski hukukta borç senedi 2- Has, timar ve zeamet sahipleri ile mütevelliler tarafından verilen, miri ve vakıf arazide tasarruf yetkisini bildiren belge Terkîn : Silme (kayıttan düşürme) Teselsül : Zincirleme Tevliyet : Vakıf malları üzerinde kullanma yetkisi, vakıf işine bakma görevi. Bu görev sahiplerine mütevelli denir. Tezyîd : Artırma Tefvîz : Para mukabilinde hükümet tarafından verilen veya satılan bir hak mukabilinde hükümet tarafından verilen Takdîr-i bedel : Bir gayrimenkul malın emsaline göre bedelini takdir etme Tashîh : Düzeltmek Tûl : Uzunluk Tûlen : Uzunluğu Tedâvül : Tapu kayıtları tesis edildikten sonra alım, satım, ifraz, intikal gibi sebeplerden dolayı şahıslar arasında gelen değişiklikler. Tevsîk : Vesikalandırma, sağlamlaştırma, yazılı hale getirme Teb‘a-i Devlet-i Aliyye : Osmanlı Devletine bağlı, tabi Tekye : İbadet ve ders için toplanılan yer -U- Uhde : Bir kimsenin üzerinde olan iş, sorumluluk -V, Y- Vakıf Temessükü : Vakıf memurları tarafından eski tarihlerde verilen senet Vakf-ı müstesnâ : Vakıflar idaresinin müdahale ve mürakabesi olmaksızın, doğrudan doğruya mütevellileri tarafından idare olunan vakıflar Veled : Oğul (gayri müslimler için) Vefâen ferâğ : Taşınmaz mal rehni Veledân : Çocuklar (Gayri Müslimler için) Yoklama Kayıtları : Rumi 1288-1325 tarihleri arasında miri arazinin, yetkili memurlar tarafından mahalline gidilerek, yerinde görülüp incelenerek tutulan kayıtlar. Yemîn : Sağ Yemîni : Sağ taraf Yesâri : Sol taraf Yemîn ü yesâr : Sağ ve sol -Z- Zabıt Kayıtları : Kadastro (tapulama) görmeden önce taşınmazlarla ilgili tutulan tapu kayıtları. Zâde : Oğul, evlat Zâviye : İbadet ve ders için toplanılan yer Zahri : Arkası, arkaya ait. Zevc : Koca Zevce : Karı Zımn : İç taraf 2)KAYITLARIN NEVİ VE İKTİSAP SÜTUNUNDA GEÇEN HİSSE ORANLARI ARAPÇA BAYAĞI KESİRLER Nısıf : 1/2, yarısı Sülüs : 1/3’ü Sülüsan (sülsan) : 2/3’ü Rub‘ : 1/4 Râbi‘ : Dördüncü Râbi‘an : Dördüncü olarak Hums : 1/5 Südüs : 1/6 Subu‘ : 1/7 Sümün : 1/8 Tüs‘ : 1/9 3) ESKİ KAYITLARDA BULUNAN VE DEĞİŞİK YÖRELERDE KULLANILAN MAHALLİ ÖLÇÜLER Eski yüzölçümü birimleri: 1 Atik Dönüm =1600 Arşın kare = 918,672m2. 1 Atik Evlek = 400 Arşın kare = 229, 668 m2. 1 Arşın kare = 0, 57417 m2. 1 Cedid Dönüm = 2500.00 m2. 1 Cedid Evlek = 100.00 m2. 1 Kirah = 1 dm2. 1 Cerip = 60X60=3600 Zira=2067, 012 m2. 1 Zira = 0, 57417 m2. Eski uzunluk ölçü birimleri: 1 Fersah = 7500 Arşın = 5685 m. 1 Berid = 4 Fersah = 22740 m. 1 Merhale = 2 Berid = 45480 m. 1 Kara mili = 2500 Arşın = 1895 m. 1 Kulaç = 2, 5 Arşın= 1, 895 m. 1 Arşın = 0, 75774 m. 1 Parmak = 1/24 Arşın= 0, 03157 m. 1 Hat = 1/12 Parmak= 0, 00263 m. 1 Nokta = 0. 00022 m. 1 Urup = 0, 085 m. 1 Endaze = 0, 65 m. 1 Adım = 0, 75774 m. 1 Hatve = 0, 75774 m. Kullanıldığı Yöreye Göre Değişen Ölçü Birimleri Bölgesi Ölçü birimi Metrik karşılığı AFYON 1 Dönüm 2000, 00 m2. ANKARA 1 Mucur 32, 3544 m2. “ 1 Şinik 129, 1883 m2. “ 1 Yarım 516, 753 m2. AYDIN 1 Satraç 0, 57417 m2. ARHAVİ 1 Kıyye 150, 00 m2. BURSA 1 Muzur 4643, 36 m2. ÇUMRA 1 Dönüm 2500, 00 m2. “ 1 Havayi 17 Litre ELAZIĞ 1 Kot 229, 668 m2.: 4=57, 417 m2. “ 1 Ölçek 229, 668 m2. “ 1 Urub (Rusu) 918, 672 m2. “ 1 Kil 3674, 688 m2. Bölgesi Ölçü birimi Metrik karşılığı ESKİŞEHİR 1 Araba ot 4- 6 Dönüm ERZURUM 1 Batman 459, 336 m2. ERMENEK Kutu 4, 5 ¬¬¬- 5 Kg. GAZİANTEP Kile 160 - 170 Kg. “ Timin 1/8 Kile GİRESUN Kod 1500, 00 m2. “ Kıye 2500, 00 m2. GİRESUN Karış 20 cm. HADİM Mandal 30- 40 m2. ‘’ Evlek 250. 00 m2 HADİM Dönüm 1435, 4247 m2. İSTANBUL 1 Kile 1837, 344 m2. “ 1 Müd 36746, 88 m2. İZMİR 1 Satraç 0, 57417 m2. KARAPINAR Çiftçi dönümü 2500. 00 m2. “ Yeni dönüm 2025. 00 m2. “ Hükümet dönümü 10000. 00 m2. K.MARAŞ Çiftlik 3000, 00 m2. KELKİT Kile 918, 672 m2. NİKSAR ½ teneke buğday 1300, 00 m2 REŞADİYE Kil 2067, 75 m2. “ Kot 459 m2. “ Evlek 229, 75 m2. SAMSUN Kil 918, 672 m2. ÇARŞAMBA Kesim 2765.00 m2 (Yeşilırmak’ın Doğu Bölgesi) 2025,00 m2 (Yeşilırmak’ın Batı Bölgesi) TERME Kesim 3600 m2. ALAÇAM Kabak 8000,00 m2. SİVAS Ölçek 918,672 m2. SİVAS Evlek 229,668 m2. Bölgesi Ölçü birimi Metrik karşılığı SİVAS Kile 12861,408 m2. TOKAT Rublağ 1837,344 m2. TRABZON Kot 1200,00 m2. URFA Timin 1837,344 m2. “ Kile 14698,752 m2. “ Ölçek 918,672 m2. YOZGAT Kile 918,672 m2. “ Çerik 150,00 m2. 4) ESKİ TAPU KAYITLARINDA YER ALAN TAKVİMLER VE BUNLARIN BUGÜNKÜ KARŞILIKLARI a) Hicri Takvim Hicrî takvim Hz. Muhammed′in ölümünden sonra, günlerin hesaplanması konusunda ortaya çıkan bazı anlaşmazlıklar üzerine düzenlendi. Hz. Muhammed’in Mekke′den Medine′ye göç yani hicret yılı olan 622 Miladi yılı bu takvimin başlangıç yılı kabul edildi. Hicretin gerçekleştiği ayın Muharrem ayı olduğu anlaşılınca takvimin başlangıç ayının da Muharrem olması kararlaştırıldı. Böylece 1 Muharrem gününe denk gelen 16 Temmuz 622 Milâdî tarihi Hicrî takvimin başlangıç günü oldu. Hicrî yılı Milâdî çevirmek için Hicrî yıl 33’e bölünecek, bu bölümden arta kalan sayı dikkate alınmadan bölüm olarak elde edilen sayı Hicrî yıldan çıkartılıp 622 sayısı eklendiğinde Milâdî yıl bulunmuş olacaktır. Örneğin 1391 yılının Milâdî karşılığını bulalım: Önce Hicrî sayı olan 1391′i 33′e böleceğiz. Karşımıza sonuç olarak 42, kalan sayı olarak da 5 çıkmaktadır. Bu kalanı hesaba katmadan Hicrî rakam olan 1391′den bölüm olarak tespit edilen 42′yi çıkarıp, kalana 622′yi ilave edeceğiz. Bu durumda; 1391 : 33 = 42, kalanı 5. 1391¬¬ – 42 = 1349 1349 + 622 = 1971 Sonuç olarak Hicrî 1391′in karşılığı Milâdî 1971′dir. Tapu Kayıtlarında H.1263 (M.1847) ila H.1287 (M.1871) Tarihleri Arasında Hicrî (Arabî) Takvim Kullanılmıştır. Hicrî / Arabî Aylar Sembolü Kaçıncı Ay Oldukları Muharrem Mim harfi I. ay Safer Sad harfi II. ay Rebi‘ü’l-evvel (R.Evvel) Ra, elif harfleri III. ay Rebi‘ü’l-âhir (R.Ahir) Ra harfi IV. ay Cemâziye’l-evvel (C.Evvel) Cim, elif harfleri V. ay Cemâziye’l-âhir (C.Ahir) Cim harfi VI. ay Receb Be harfi VII. ay Şaban Şın harfi VIII. ay Ramazan Nun harfi IX. ay Şevval Lam harfi X. ay Zilka‘de (Z.Kade) Zel, elif harfleri XI. ay Zilhicce (Z.Hicce) Zel harfi XII. ay b) Rûmî Takvim Rûmî sene M.Ö. 46′da Roma İmparatoru Jül Sezar adına düzenlen takvim esasına dayanır. Yılbaşı Mart kabul edilir. Rûmî sene ile Hicrî sene arasında süre farkı vardır. Hicrî ayların 29 veya 30 gün sürmesi, bu aylarla, Milâdî aylar arasında yılda 10 günlük farkın oluşmasına neden oldu. Aradaki bu fark, her 33 yılda bir Hicrî yılın Milâdî ya da Rûmî yıldan düşürülmesine neden olmuştur. Buna sıvış senesi denir. Rûmî seneyi bulmak için Miladi seneden 584 çıkartılır. Örneğin: 1985 Miladi seneye çevirmek için 1985 – 584 = 1401 şeklinde Rûmî seneyi buluruz. Rûmî seneyi Miladi seneye çevirmek için örneğin 1331 senesini ele alalım. Miladi seneye çevirmek için 1331 senesine 584 ekleriz Bu durumda 1331 + 584 = 1915 şeklinde Miladi sene bulunur. Rumi sene 1840 yılında yeniden düzenlendi ve bu takvim 1925 yılına kadar mali işlemlerde kullanıldı. Tapu Kayıtlarında R.1287 (M.1871) ila R.1334 (M.1918) Tarihleri Arasında Rûmî Takvim Kullanılmıştır. Tapu kayıtları tutulmaya başladığı Hicri 1263 / Miladi 1847 tarihinden itibaren miri araziye ait kayıtlarda Hicri takvim esas alınmış, H.1287/M. 1871 senesine kadar kullanılmıştır. Bu seneden sonra kayıtlarda Rûmî takvim esas alınmış, kimi kayıtlarda Hicri ve Rumi yan yana verilmiştir. Rûmî Aylar Hangi Aya Tekabül Ettiği Mart Mart Nisan Nisan Mayıs Mayıs Haziran Haziran Temmuz Temmuz Ağustos Ağustos Eylül Eylül Teşrin-i Evvel (T. Evvel) Ekim Teşrin-i Sânî (T. Sani) Kasım Kânûn-ı Evvel (K. Evvel) Aralık Kânûn-ı Sânî (K. Sani) Ocak Şubat Şubat 1334 (1918) Yılında, Rûmî Malî Yılbaşı Olarak Kânûn-ı Sânî Kabul adilmiş ve 1341 (1925) tarihine kadar Rumi Takvim kullanılmıştır. Buna göre; Rûmî Aylar Hangi Aya Tekabül Ettiği Kânûn-ı Sânî Ocak Şubat Şubat Mart Mart Nisan Nisan Mayıs Mayıs Haziran Haziran Temmuz Temmuz Ağustos Ağustos Eylül Eylül Teşrin-i Evvel (T. Evvel) Ekim Teşrin-i Sânî (T. Sânî) Kasım Kânûn-ı Evvel (K. Evvel) Aralık c) Miladi Takvim Tapu Kayıtlarında M.1926 (R.1342) tarihinden sonra Miladi Takvim kullanılmaya başlanmıştır. _____________________________________________________________________ 01/06/2007




Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:
 
  bugün 2 ziyaretçi (24 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=